Yapay Zekâ, Robotlar ve İnsan: Bir Sabah Uyanıyorsun ve Kimsenin Sana İhtiyacı Yok!

Bir sabah uyanıyorsun.
İşin yok.
Sadece senin değil, milyonların yok.
Çünkü artık robotlar var.
Yorulmuyorlar.
Hata yapmıyorlar.
Maaş istemiyorlar.
Ve en tehlikelisi: itiraz etmiyorlar.
İnsanlık tarihinde ilk kez, kendi yerini alabilecek bir “zekâ” üretmenin eşiğindeyiz. Yapay zekâ öğreniyor, tahmin ediyor, karar veriyor. Robot teknolojisi ise bu zekâyı fiziksel dünyaya taşımaya hazırlanıyor. Bugün fabrikalarda, yarın hastanelerde, depolarda, sokaklarda… Ve belki de evlerimizde
İnsanlık tarihine baktığımızda büyük kırılmaların çoğu teknolojik sıçramalarla başladı. Tarım devrimi, sanayi devrimi, dijital devrim… Şimdi ise çok daha sessiz ama etkisi çok daha derin bir eşiğin üzerindeyiz: yapay zekâ ve robot teknolojisi.
Asıl kırılma noktası burada:
Bu kez sadece makineler değil, karar verebilen varlıklar geliyor.
Oxford Üniversitesi’nin 2013’te yayımladığı ve hâlâ temel referans kabul edilen çalışmaya göre, mevcut mesleklerin yaklaşık %47’si otomasyon riski altında (Frey & Osborne, The Future of Employment). Bu risk yalnızca fabrikalarla sınırlı değil; ofisler, masa başı işler ve “güvende” olduğu düşünülen meslekler de bu dalganın içinde.
Ama mesele yalnızca işlerin kaybolması değil. Asıl mesele, çalışmanın insan hayatındaki yerinin çözülmesi.

Mesele İş Değil, İnsan Olmak
Viktor Frankl’a göre insanın temel ihtiyacı mutluluk değil, anlamdır. Modern dünyada çalışmak; kimliktir, aidiyettir, sabah kalkma nedenidir.
Şimdi tarihte ilk kez şu ihtimali konuşuyoruz:
Robotlar çalışıyor, insanlar çalışmıyor. İnsanlık bu durumu daha önce hiç yaşamadı.
Robotlar Çalışırsa İnsan Nasıl Yaşayacak?
Yapay zekâ destekli robotların üretime tam entegre olduğu bir dünyada:
Üretim maliyetleri ciddi biçimde düşer
Üretim hızlanır
İnsan hatası azalır
MIT’nin otomasyon araştırmaları, bazı sektörlerde maliyetlerin %50–60 oranında düşebileceğini gösteriyor.
Benim zihnimde bu sistemin adil bir senaryoda şöyle işlemesi gerekir:
Robotlar çalışır
Üretim ucuzlar
Ürünler ucuzlar
İnsanlar çalışmadığı için devletler temel bir yaşam geliri sağlar.
Bu fikir ütopya değil. Finlandiya ve Kanada’daki temel gelir deneyleri, insanlara koşulsuz gelir sağlandığında tembelleşmediklerini; ruh sağlıklarının iyileştiğini ve gönüllü üretkenliğin arttığını gösterdi (OECD & Kela raporları).
Ama burada gözden kaçan çok tehlikeli bir nokta var. Bu, iyi niyetli senaryo.

Ya Sistem İyi Niyetli Olmazsa?
Şimdi kimsenin yüksek sesle konuşmak istemediği ihtimali düşünelim.
Robotlar çalışır.
Üretim ucuzlar.
Ama fiyatlar düşmez.
Çünkü üretimi kontrol edenler, maliyet avantajını paylaşmak zorunda değildir.
İnsanlar işsizdir.
Gelirleri yoktur.
Hayatta kalmak için sisteme bağımlıdır.
Teknoloji özgürleştirmez.
Yönetmenin aracına dönüşür.
Tarih boyunca güç, üretimi kontrol edenin elinde oldu. Bu sadece daha gelişmiş bir tekrar olabilir.

Boş Zaman: Özgürlük mü, Tehlike mi?
İnsanlık binlerce yıldır hayatta kalmak için çalıştı. Bir anda çok fazla boş zaman kulağa romantik gelebilir ama ciddi riskler barındırır.
İnsan kendini işe yaramaz hisseder
Depresyon ve anlamsızlık artar
Robotlara ve yapay zekaya karşı öfke gelişir
Toplumsal çatışmalar çoğalır
Çünkü insan sadece yaşayan değil, anlam arayan bir varlıktır. Harvard Üniversitesi’nin 80 yıllık araştırması net: İnsanı ayakta tutan şey para değil, kendini gerekli hissetmesidir.
Ve burada o sert gerçek ortaya çıkar:
Aç bir insan tehlikelidir. Ama anlamsız bir insan çok daha tehlikelidir.
Çünkü aç insan ekmek ister.
Anlamsız insan ise ya bir suçlu arar…ya bir düşman.

Belki de Asıl İşimiz Değişiyor
Belki de bu çağda insanın asıl işi; sanat, felsefe, bilim, düşünce, üretken hayal gücü olacaktır.
Ama bu dönüşüm kendiliğinden olmayacak. Ve kesinlikle sancısız olmayacak. Boş zaman, yönsüz bir zihinle birleştiğinde özgürlük değil, kaos üretir.
Yapay Zekâ Kimin Elinde?
Unutma: Yapay zekâ tarafsız değildir. Onu kim eğitiyorsa, onu kim denetliyorsa, onu kim kapatabiliyorsa…
Güç ondadır. Ve bu güç, herkesin elinde olmayacak.

Sonuç Olarak;
Yapay zekâ ve robotlar geliyor. Bundan kaçış yok.
Aynı teknoloji.
İki farklı gelecek.
İyi senaryo mu?
Kötü senaryo mu? Belki de geleceğin en zor mesleği, insan kalabilmek olacak.

Yazıyı okumak yerine dinlemek ya da izlemek isterseniz linkten videoya ulaşabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=FJmOm48rO5E

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir