Bazı insanlar vardır… Yaptıkları her iş düzgündür. Planlıdırlar. Disiplinlidirler. Başarılıdırlar. Ama kimse onların içindeki cümleyi duymaz: “Ya bu sefer olmazsa?”
Mükemmeliyetçilik çoğu zaman alkışlanır. Çünkü sonuç üretir. Başarı getirir. Güven verir.
Ama kimse sormaz: Bu başarı hangi bedelle geldi?
Mükemmeliyetçilik Nedir?
Psikolojide mükemmeliyetçilik; kişinin kendisi için çok yüksek, çoğu zaman gerçekçi olmayan standartlar belirlemesi ve bu standartların altına düşmeyi tehdit gibi algılamasıdır.
Araştırmalar mükemmeliyetçiliğin üç ana boyutu olduğunu söyler:
Kendine yönelik mükemmeliyetçilik (Kendi standartlarını aşırı yükseltmek)
Başkalarının beklentilerine yönelik mükemmeliyetçilik
Toplumsal olarak dayatılan mükemmeliyetçilik
Özellikle üçüncü tür; anksiyete, tükenmişlik ve depresyonla en çok ilişkili olan boyuttur.
Mükemmeliyetçilerin Ortak Özelliği: Başarı Dolu Bir Geçmiş
Çoğu mükemmeliyetçi insanın geçmişine baktığında şunu görürsün:
✔ Başarılı öğrencilik
✔ Takdir edilen performans
✔ Sorumluluk sahibi kimlik
✔ “Sen yaparsın” cümlesi
Zamanla başarı kimlik haline gelir. Ve kimlik tehdit edilmemelidir. İşte korku burada başlar. Başarısızlık onlar için sadece bir sonuç değildir. Bir kimlik kaybıdır.
Mükemmeliyetçiliğin Yararları
Evet, faydaları var. Ve azımsanacak gibi değil.
1. Yüksek Disiplin
Bu insanlar başladıkları işi yarım bırakmaz.
2. Detaycılık
Kalite standartları yüksektir. Ortalama ile yetinmezler.
3. Sorumluluk Bilinci
Ekip içinde güvenilir bireylerdir.
4. Başarı Oranı
Araştırmalar, adaptif (sağlıklı) mükemmeliyetçiliğin akademik ve mesleki başarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Ama mesele şu: Bu faydalar ne zaman zarara dönüşür?

Mükemmeliyetçiliğin Karanlık Yüzü
1. Erteleme
Mükemmel olmayacaksa başlamamak daha güvenlidir. Bu yüzden birçok mükemmeliyetçi insan aslında ciddi bir erteleme sorunu yaşar.
2. Sürekli İç Eleştiri
Yapılan iş iyi olsa bile zihin şunu arar: “Daha iyi olabilirdi.”
3. Başarının Tadını Çıkaramamak
Bir hedef gerçekleşir. 5 dakika sonra yeni hedef belirlenir. Tatmin süresi neredeyse sıfırdır.
4. Tükenmişlik
Yüksek standart + düşük hata toleransı = kronik stres.
5. İlişki Problemleri
Kendine acımasız olan, çoğu zaman çevresine de tolerans gösteremez.
Neden Bu Kadar Korkuyorlar?
Mükemmeliyetçiliğin kökeni genellikle şunlara dayanır:
Koşullu sevgi algısı (“Başarılıysan değerlisin.”)
Erken yaşta yüksek sorumluluk
Eleştirel ebeveyn tutumu
Sürekli kıyaslanan çocukluk
Zihin şu denklemle çalışmaya başlar: Hata = Değersizlik
Bu yüzden kusursuzluk bir tercih değil, bir savunma mekanizmasıdır.
Sağlıklı ve Sağlıksız Mükemmeliyetçilik Arasındaki Fark
Sağlıklı
Sağlıksız
Yüksek hedef koyar
Gerçekçi olmayan hedef koyar
Hata yapınca öğrenir
Hata yapınca kendini cezalandırır
Süreçten keyif alır
Sürekli stres yaşar
Başarıdan tatmin olur
Asla yeterli hissetmez
Sorun mükemmel olmak istemek değil. Sorun, hata yapma hakkını kendine tanımamaktır.
Çözüm: Kusursuzluğu Bırak, Kaliteyi Koru
Mükemmeliyetçilik tamamen bırakılacak bir şey değil. Yönü değiştirilecek bir özellik.
1. “Yeterince iyi” kavramını öğren
Her şey maksimum olmak zorunda değil.
2. Hata kotası koy
Bilinçli olarak küçük hatalar yapmaya izin ver.
3. Süre sınırlaması getir
Bir işe sonsuz zaman verirsen asla bitmez.
4. Kimliğini başarıdan ayır
Başarı bir sonuçtur. Sen kimliksin.
Son Bir Soru
Eğer kimse seni yargılamayacak olsaydı… Hâlâ bu kadar kusursuz olmaya çalışır mıydın?
Belki de mesele mükemmel olmak değil, değerli hissetmekti. Ve değer, performansla ölçülmez.
Yazıyı okumak yerine dinlemek ya da izlemek isterseniz linkten videoya ulaşabilirsiniz;
https://youtu.be/dSk-ABg9cHI

