İnsan Neden Mutsuz?

Anlam Arayışı ve Kalbi İyileştiren Bir Güç: İyilik
İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen bir soru var: “Ben neden buradayım?”
Savaşlar değişti. Teknoloji değişti. Toplum düzenleri değişti. Ama insanın içindeki o boşluk hissi değişmedi. Bu boşluk her zaman parasızlıktan kaynaklanmaz. Ama bazen gerçekten para yüzündendir. Bazen imkânsızlıktandır. Bazen geçim derdidir. Gerçek hayatın yükü hafife alınamaz.
Fakat ilginç olan şu: İnsan, en zor şartların içinde bile anlam bulduğunda dayanabiliyor.
Viktor Frankl bunun canlı bir örneğidir. Nazi kamplarında, her şeyini kaybetmiş insanları gözlemledi ve şunu fark etti: Acı insanı yıkmaz. Anlamsızlık yıkar.
Peki Para Sorunu Olan Birine “İyilik Yap” Demek Gerçekçi mi?
Şunu netleştirelim: İyilik yapmak, ekonomik sorunları sihirli şekilde çözmez. Borçları kapatmaz. Faturaları ödemez.
Ama şunu yapar: Zihnin odağını sürekli “eksik” olana kilitleyen döngüyü kırar. Çünkü maddi sıkıntı yaşayan insanın zihni doğal olarak şuna odaklanır:
-Yetmiyor.
-Eksik.
-Tehlikedeyim.
Bu bir hayatta kalma modudur.
İyilik yaptığınızda ise çok küçük bir şey olur ama güçlüdür:
-Zihin şuna geçer:
-Katkı sağlıyorum.
-Değer üretiyorum.
-Birinin hayatında yerim var.
Bu değişim, problemi çözmese bile insanın iç dünyasını dengeler.
İyilik Neden İnsanı Ayağa Kaldırır?
İyilik yaptığınızda sadece karşı taraf kazanmaz. Siz de şunu hissedersiniz:
“Ben sadece sorunları olan biri değilim. Aynı zamanda çözümün bir parçasıyım.” Bu his küçümsenecek bir şey değildir. Çünkü insanın en temel ihtiyacı sadece güvenlik değil, değerli hissetmektir. Ve bazen cebiniz dolu olmasa bile kalbiniz dolabilir.

İmkânsızlık İçinde Bile Yapılabilecek 7 Küçük İyilik
İyilik yapmak büyük paralar, büyük organizasyonlar, kahramanlıklar gerektirmez. Bazen sadece yön değiştirir. Odağı “bende olmayan”dan “benden çıkabilen”e çevirir.
Ama burada önemli bir ilke var: İyilik seni tüketmemeli. İyilik seni görünmez bir fedakârlık makinesine çevirmemeli. Bu yüzden hem sınırı olan hem de mümkün olan iyilikler:
1️⃣ Tanımadığın Birine Küçük Bir Yardım
Yaşlı bir kadını karşıdan karşıya geçirmek. Otobüste yer vermek. Yolu karışmış birine tarif etmek.
Tanımadığın insanlara yapılan iyiliklerin güzel tarafı şudur: Karşılık beklentisi oluşmaz. Bağımlılık doğmaz. Duygusal borç ilişkisi oluşmaz. Saf katkıdır.
2️⃣ Birini Gerçekten Dinlemek
Çoğu insan konuşuyor ama çok az insan dinleniyor. Bir arkadaşın, iş arkadaşın ya da bir aile üyen konuşurken telefonu bırakıp gerçekten dinlemek… Bu maddi değil ama çok kıymetli bir iyiliktir.
Ama dikkat: Sürekli herkesin terapisti olmaya çalışma.
3️⃣ Küçük Bir Teşekkür Mesajı
Hayatında emeği olan birine kısa bir mesaj: “Geçen gün yaptığın şey benim için önemliydi.”
Bu cümle bazen birinin gününü değil, haftasını değiştirir. Ve seni de şuna yaklaştırır: “Ben fark edebilen biriyim.”
4️⃣ Bir Yükü Hafifletmek
İş yerinde birinin işine yardım etmek. Evde birinin yükünü azaltmak.
5️⃣ Sokak Hayvanına Su Koymak
Bir kap su. Bir avuç mama. Bazen iyilik en sessiz canlıya yapılır. Karşılık yok. Drama yok. Manipülasyon yok. Sadece merhamet.
6️⃣ Bilgini Paylaşmak
Birine bildiğin bir şeyi öğretmek. Bir öğrencinin sorusunu cevaplamak. Birine yol göstermek. Bilgi paylaştıkça azalmaz. Ama insanın içindeki değer hissi artar.
7️⃣ Küçük Bir Anonim İyilik
Bazen en güçlü iyilik, kimliğin görünmediği iyiliktir. Birinin kahvesini ödemek.
Bir ihtiyaç sahibine sessizce destek olmak. Birine isimsiz bir not bırakmak. Bu tür iyilikler egoyu beslemez. Kalbi besler. Gerçek iyilik iki tarafı da küçültmez. İki tarafı da insan bırakır.

Son Bir Gerçek
İyilik hayatın bütün sorunlarını çözmez. Ama şunu yapar: Seni sadece sıkıntıları olan bir insan olmaktan çıkarır. Seni katkı sağlayan bir insan yapar. Ve insan, katkı sağladığı yerde daha az boşluk hisseder.
Son Söz: Kimse Gelmeyecek
Hayat bazen ağırdır. Bazen gerçekten para sorundur. Bazen imkânsızlık gerçektir. Bazen insanın içi sebepsiz yere karanlıktır. Ve çoğu zaman insan şunu bekler:
“Bir şey olsun da iyi hissedeyim.”
“Biri gelsin de beni ayağa kaldırsın.”
“Şartlar düzelsin de mutlu olayım.”
Ama acı bir gerçek var:
Çoğu zaman kimse gelmez. Şartlar bir anda düzelmez. Hayat özel bir gün ilan etmez. İşte tam o noktada küçük bir seçim vardır.
Ya karanlığın içinde beklemeye devam edersin… Ya da küçücük bir ışık yakarsın. O ışık bir yaşlı kadının koluna girmek olabilir. Birine samimi bir cümle söylemek olabilir. Bir kap su koymak olabilir. Bir yükü hafifletmek olabilir.
Küçük görünür. Ama küçücük bir iyilik, insanın içindeki “işe yarıyorum” duygusunu uyandırır. Ve insan, işe yaradığını hissettiği yerde daha az dağılır. Unutma: İyilik dünyayı kurtarmak zorunda değil. Ama seni kurtarabilir. Ve bazen insanın ayağa kalkması, dünyanın değişmesinden daha büyük bir devrimdir. Bugün büyük bir şey yapma. Sadece küçük bir iyilik yap. Kimse görmese bile. Kimse alkışlamasa bile.
Çünkü bazen kalbin iyileşmesi için başkasının yüzünde oluşan küçücük bir tebessüm yeterlidir.

Yazıyı okumak yerine dinlemek ya da izlemek isterseniz linkten videoya ulaşabilirsiniz;
https://youtu.be/315mnucneFc

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir